Çocuğunun gelişimiyle ilgili soru işareti yaşayan aile, ilk görüşmede hemen bir test sonucu bekleyebilir. Oysa değerlendirme önce sorunun ne olduğunu anlamakla başlar: Hangi beceriyle ilgili endişe var, ne zamandır görülüyor, evde ve okulda aynı biçimde mi ortaya çıkıyor? Gelişim dönemleri arasındaki farkları bu bağlamdan ayrı düşünmemek gerekir.
Aileden çocuğun erken gelişimi, günlük düzeni, ilişkileri ve daha önce alınan destek hakkında bilgi istenebilir. Uygun olduğunda okuldan gelen gözlemler de değerlendirmeyi tamamlar. Çocuğun güçlü yanlarını görmek, yalnızca güçlükleri listelemekten daha anlamlı bir geri bildirim sağlar.
Uygulanabilecek değerlendirme araçları, danışmanın eğitimine, uygulama yetkinliğine ve başvuru amacına bağlıdır. Bir puan veya kısa gözlem tek başına kesin tanı olarak sunulmaz. Sonuçlar aileyle anlaşılır bir dille paylaşılır; hangi bulgunun neyi anlattığı ve neyi anlatmadığı açıklanır.
Gerektiğinde hekim, okul veya farklı uzmanlık alanlarıyla iş birliği planlanabilir. Amaç aileye yalnızca bir etiket vermek değil, çocuğun günlük yaşamı için uygun sonraki adımları belirlemektir.
Geri bildirim görüşmesinde ailenin anlamadığı terimleri sorması ve yazılı bir özet istemesi doğaldır. Hangi gözlemin güçlü, hangisinin sınırlı bilgi verdiği açıklanmalıdır. Gelişim zaman içinde değişir; bugün yapılan değerlendirme bütün geleceği belirlemez. Önerilerin evde ve okulda nasıl uygulanacağı, ne zaman yeniden gözden geçirileceği ve kimin hangi rolü üstleneceği netleştirildiğinde sonuçlar daha kullanışlı hâle gelir.